Erhan Biografi 01
Erhan Biografi 01
Erhan Biografi 02
Erhan Güleryüz Biyografi
Samim Erhan Güleryüz

Erhan Güleryüz;

Müziğe ortaokul yıllarında davul çalarak başladı. Büyükçekmece Lisesi’ni bitirdikten sonra, 1981 yılında İzmir Dokuz Eylül İktisadi İdari Bilimler Fakültesi’ne girdi. Üniversite yılları boyunca kurduğu rock gruplarıyla konserler verdi. Aranjör, müzik direktörü, söz yazarı ve besteci olarak popüler müziğin içinde oldu, birçok müzisyenle çalıştı. Solist olarak ilk albümü ‘Güller Açtı’yı 1993 yılında çıkardı. 1996 yılında ‘Meçhul Şarkıcı’ olarak arabesk formunda bir albüm hazırladı, bu albümün gelirleriyle Ayna grubunun stüdyo masraflarını karşılayacak finansı buldu. İlk albümleri ‘Gittiğin Yağmurla Gel’ 1996’nın son günlerinde çıktı. Ayna grubunda albüm ve konser çalışmalarına halen katılmaktadır.

2000 yılında çıkarttığı ilk kitabı Kiremit Uçuran’ın ardından Kayıkhane Durgunu ve Pera’da Yağmur adlı şiir kitaplarını yayınladı. 2002 yılında Rüzgar Yapım’ı kurdu. Radyo programlarını sunmaya ‘Ayna’ adındaki programla başlayan Erhan Güleryüz, 2011 yılı boyunca TRT FM’de yayınlanan ‘Söz-Müzik: Erhan Güleryüz’ isimli programı sundu. 2007 senesinden itibaren birçok TRT kanalında yayınlanan ‘Aynadan Yansıyanlar’ adlı televizyon programının sunuculuğunu üstlendi.

Erhan Güleryüz Hakkında daha detaylı bilgi için …

Ayna Grubu Başarıları & Ayna Hakkında başlıca bilinmesi gerekenler
ayna-tarihce-01
Ayna Tarihçesi

Erhan Güleryüz tarafından 1996 yılında kurulmuş bir Türk Rock müzik grubudur.

Ayna Grubu, 1996 senesinde ilk albümünü piyasaya sürmüştür. Ayna Grubu kendilerini bir albüm grubu olarak değil, konser grubu olarak tanımlamaktadırlar.

aynagrubu
Ayna Üyeleri

Erhan Güleryüz (Vokal)

Can Güney (Gitar)

Orçun Çolak (Klavye)

Can Ergenler (Bas gitar)

Bülent Akbay (Davul)

ayna-oduller-01
Ayna'nın Aldığı Ödüller

Ayna grubu 1996, 1998, 1999 ve 2000 yıllarında Kral TV Video Müzik Ödülleri’nde ‘En İyi Grup’ ödülünü almıştır.

3 sene üstüste aldığı ödül ile Altın Kelebek ödülünün de sahibi olmuş ve daha birçok dalda 100’den fazla ödül almış tek Türk grubudur.

2014 Mevlana Hoşgörü ve Barış Ödülleri’nde yılın en iyi grup ödülüne layık görülmüştür.

ayna-oduller-02
Ayna Grubu Başarıları

Ayna 23 Nisan 1997 tarihinde TBMM bahçesinde 150.000 kişiye konser verdiler.
Türkiye’de ve hatta dünyada 2600’den fazla konser vermiş ve halen konserlerine devam etmektedir.
Türkiye’de albüm satışları 1 milyonu geçen tek grup (Gittiğin Yağmurla Gel: 1996,1997) (Dön Bak Ayna’ya: 1998)
151 konser vererek 7 ay içinde rekor kıran tek grup.
En son yapılan konserle AYNA 2.600 konser vererek rekora devam ediyor.
Bugüne kadar yapılan  albüm satışlarının toplamı 10 milyonu aşan tek grup.

ayna-sinema-dizi
Dizi ve Film müzikleri

Dolunay (Dizi) – 2005
Zeynep (Dizi) – 2005
Elveda (Dizi) – 2003
Martılar Açken (Film) – 2002
Sultan (Dizi) – 2001
Abimm (Film) – 2009
Avrupa Avrupa (Dizi) 2011-2013
Gönül Hırsızı (Dizi) 2013
İçimde Akan Nehir (Film) – 2015

sinema-dizi-02
Diskografi

(1993) Güller Açtı
(1996) Meçhul Şarkıcı
(1996) Gittiğin Yağmurla Gel
(1997) Gittiğin Yağmurla Gel & Ceylan Remixes
(1998) Dön Bak Ayna’ya
(1999) Şarkılar ve Türküler
(2000) Çayımın Şekeri
(2002) Bostancı Durağı
(2004) Denizden Geliyoruz
(2005) Ayna Buğu-su
(2006) Nefes
(2010) Asmalımescit
(2011) Mavi Şarkılar
(2013) Ölsem De Kurtulsam (single)
(2014) İçimde Akan Nehir (single)
(2015) Sevmek (single)
(2017) Severek Ayrılanlar (single)

Ayna Yayınladığı Klipler
ayna klipler
Yayınladığı Klipler

Ceylan (1996) – Gittiğin Yağmurla Gel
Ölünce Sevemezsem Seni (1997) – Gittiğin Yağmurla Gel & Ceylan Remixes
Gittiğin Yağmurla Gel (1997) – Gittiğin Yağmurla Gel & Ceylan Remixes
Kiziroğlu (1998) – Dön Bak Aynaya
Akdeniz (1998) – Dön Bak Aynaya
Sen Unutma Beni (1998) – Dön Bak Aynaya
Arzu Gızım (1998) – Dön Bak Aynaya
Işığa Doğru (1998) – Dön Bak Aynaya
Leyla (1999) – Şarkılar ve Türküler
Gelincik (1999) – Şarkılar ve Türküler
Fosforlu Cevriye (1999) – Şarkılar ve Türküler
Kirpiklerin Ok Ok Eyle (1999) – Şarkılar ve Türküler
Sana Ne Oldu Böyle (2000) – Çayımın Şekeri
Çayımın Şekeri (2000) – Çayımın Şekeri
Anlatmalıymış Meğer (2000) – Çayımın Şekeri

ayna klipler
Yayınladığı Klipler

Kadınım (2001) – Çayımın Şekeri
Ahu Gözlüm (2001) – Çayımın Şekeri
Severek Ayrılanlar (2002) – Bostancı Durağı
Tırtıl (2002) – Bostancı Durağı
Biz Akdenizliyiz (2004) – Denizden Geliyoruz
Aşık Oldum Anne (2005) – Denizden Geliyoruz
Nefes (2006) – Nefes
Can Ellerinden Gelmişem (2010)
Asmalımescit (2010) – Asmalımescit
Gemiler Sapasağlam (2010) – Asmalımescit
Aşıklar Tepesi (2011) – Mavi Şarkılar
Ölsemde Kurtulsam (2013) – Ölsemde Kurtulsam
İçimde Akan Nehir (2014) – Single
Sevmek (2015) – Single
Severek Ayrılanlar (2017) – Single

Yayınladığı Kitaplar
Kiremit ucuran
Kiremit Uçuran (2000)

Önsöz

Bu yazılar, uzun yıllardan beri küçük kâğıtlara not aldığım, minik minik yaşanmışlıklarımdır. İlk kaleme sarıldığımda neden yazdığımı ben de pek bilmiyordum; şimdi şimdi yazmanın anlamını tanımlamaya başladım. Yazmak, benim için hayatla ilgili sorularımın cevaplarını ararken (kendimi ararken) durup nefeslendiğim bir çocuk parkı. O parkın içinde kendimi daha iyi hissediyorum. Umarım siz de benim kadar hüzünlerinizi seversiniz.

Erhan Güleryüz

Kiremit ucuran
Kiremit Uçuran /Tile-Blaster(2006)

Foreword

These writings consist of those tiny little experiences that I had of my life and have long been putting down on small pieces of paper here and there. When I first grabbed a pencil, I didn’t know at all why I was writing, it is only in these days that I gradually come to make sense of what it is to write something. To me, writing is a kids garden, a park for children, with which to stop and rest by, when looking for answers to my questions about life (to take a breather when I am after myself). I feel much better there, in that garden. I hope you too get to the same serenity where sadness is only loveable.

Erhan Güleryüz

kayikhane durgunu
Kayıkhane Durgunu (2005)

Önsöz

İlk kitabımdan sonra bir daha yazmaya cesaret edemeyeceğimi düşünüyordum.. Yazmak gerçekten cesaret işi, ben pek cesur sayılmam. Bu kitap düşünülmüş, planlanmış bir üründen çok, hayata karşı gösterdiğim bir refleks.

Hayat gerçek bir savaş alanı, çok süratli, çok inançlı ve çok sabırlı olmak gerekiyor. Yazmak bana savaş sırasında yaptığım hataları ve doğrulukları dışarıdan biri gibi seyretme şansı veriyor. Hepimizin istediği güzel ve mutlu bir hayat yaşamak, bunun tek anahtarı var o da SEVGİ. Kendini sevemeyen bir insanın başkalarına duyduğu sevgi gerçek olamaz. Ne kadar zor değil mi? Oysa hepimiz çok büyük hataları olan, hatta bazen şeytanın bile aklına gelmeyecek kötülükleri düşünebilen varlıklarız. Kimse inkar edemez içindeki melek ve şeytanın aynı bedende  bir arada yaşadığını. Zor olan da bu zaten; mükemmel değiliz. Kendimizi sevmeyi hak edip hak etmediğimizi çoğu zaman bilemiyoruz.

Kapaktaki resme bakın; o çocuğun bir katil, hırsız, yalancı, sapık ya da cani olup olmayacağını kimse bilemez, ya da dürüst, iyi huylu, çalışkan, erdemli, inançlı bir insan olup olmayacağını. Hayat o çocuğa sunulan bir armağandı, çok hataları oldu ve olacak, ama her insan gibi içindeki savaşı doğduğunda kabullenmişti. Hayatı anlamlı kılmak, insan olmak, daha güzel bir dünyada yaşamak için çırpınıp duruyoruz. O resimdeki çocuğu çok seviyorum. Ondan dolayı da sizleri sevmekte zorlanmıyorum, hepimiz aynıyız. Kendi bebekliğinizi kucaklayıp siz de sevmeye kendinizden başlayın. Gerisi gelir…

Hepinizi sevgiyle kucaklarım.

Erhan Güleryüz

perada yagmur
Pera'da Yağmur (2010)

Önsöz: ( Kısaltılmış )
Sanat ve Sanatçı

Ürün vermek, sanat üretmek, her insanın temel görevidir, ayrımsız her insanın sanatsal bir ürünü olmalıdır, bu medeniyetin şartıdır.
Fakat ürününüzü diğer insanlarla paylaşmak başka bir edimdir ve gerçek bir cesaret gerektirir, çünkü ürettiğiniz ürünü diğer insanlarla paylaşabilmek için belirli “kıstaslar” olmalıdır. Örneğin daha evvel kimse tarafından üretilmemiş, farklı, güzel, kalıcı, değişim yaratıcı, ufuk açıcı, öğretici ve daha birçok niteliği içinde barındıran bir değer olmalıdır.

Ürettiğiniz bu değerleri toplum ile paylaşabilmek için cesaret en önemli itici gücünüzdür, o yoksa paylaşamaz ve devam edemezsiniz. Eğer ürettiğiniz üründen daha iyisini üretme heyecanı ve cesaretiniz yoksa devam edemezsiniz. Sanatçı diyebileceğimiz insanların egoları diğer insanlara göre daha yüksek ve hatta zarar verecek kadar kontrol dışıdır. Daha iyisini, daha büyüğünü, daha erişilmezini üretmek için insanüstü bir gayret gerekir ve çok bilgi, çok çalışma, çok cesaret gerektiren farklılıkları o kadar çoktur ki!.. Dengenizi seçim yaptığınız ânın kapısında bırakmak zorunda kalırsınız. Yeterince donanımlı değilseniz (cehaletinizin sınırlarını bilmiyorsanız) komik duruma düşebilirsiniz, ki bu da sizin egonuzu fena zedeler.

Cesaret yoksa paylaşamazsınız, bu sanatçının farklılığıdır, bedeli ise gerçekten de ağır olur. Toplumun kuralları, gelenekleri, değerleri, ‘o ân’ın kapısında bırakıldığından, dengeniz yoktur, her türlü saldırıya (en çok da kendi egonuzdan gelenlere) açıksınızdır artık. Bu bütün hayatınızı etkiler. O yüzden medeniyetin en bilinen geçmişisinden günümüze kadar sanatçı diyebileceğimiz insanların hayatlarına baktığınızda ağır bir acı görürsünüz. Eğer sanatçıysanız acıyı hafifletmek ve terazinin diğer kefesine de bir şeyler koymak adına refleks olarak ürettiğiniz davranış şekilleri de dolayısı ile diğer insanlardan farklı olacaktır. Cesaretinizi arttırıcı güçler bulmak zorundasınızdır ve bu güçler hiç de masum değildir. Çoğunlukla alkol, sigara, uyuşturucu, bunun geri dönüşümü ve yan etkileriyle gelişen en hafifi depresyon olan ruhsal ve fiziksel rahatsızlıklar tüm hayatınızı öyle ya da böyle etkileyecektir. Bu bir seçimdir ve bence sonuçları, sürecinden daha önemlidir. Çünkü az bir ihtimal bile olsa insanlığa bir ortak değer üretmiş olabilirsiniz ama bunun bedeli sizin tüm hayatınız bile olabilir.

Sevgiyle!..
Erhan Güleryüz

Sevgiyle! Erhan Güleryüz